27 Mart 2017 Pazartesi

n
Şüphesiz Çoğu Kişinin Duyduğu Çörek Otu ve Yağının Faydalarını Çoğumuz Biliriz.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Bizleri Asırlar Önce Bildirmiş,

İnsan Sağlığına Faydalarını Aktarmıştır.

Ölüm Harici Her Derde Deva Olduğunu ve

Kendimde Dahil Faydalarını Öğrenmiş Bulunmaktayız.

Bunlardan Sadece Biri ,

Aç Karnına İçilirse Zayıflatır, Tok Karnına İçilirse Kilo Aldırır.

Bütün Kaynakları İnceleyin ve Araştırın, Okuyun.

Tek Bir Kaynağa Bağlı Kalmayın.


Şifa ALLAH tan.


26 Mayıs 2016 Perşembe


Denizli,de ilk ev Hemodiyaliz hastası olarak çok şanslıyım.
Yaklaşık 8 ay önce evime diyaliz makinem geldi.
Emeği geçenlerden ALLAH razı olsun.
Benim eğitimimde emeği geçen ,Diyaliz Teknikeri 
Melike Ünver'e çok teşekkür ederim.




11 Mayıs 2013 Cumartesi

Hastalık


                                                 Hastalık 


İlk hastalığa yakalandığım gün moralim çok bozulmuştu. Nede olsa eskisi gibi değildim. Ve acıların artık beni ağlatacağı, düşündüreceği, ve hayal kurduracağı anları hissetmeye başlarsın. Herkes ilgi gösterir seni   " merak etme düzeliceksin " derler. Bir an sevdiklerin pervane olur etrafında onların bu ilgisi seni umutlandırır. Sonra tedaviye başlanır, artık o bana haftada 3 gün benim kolumu acıtacak olan iğneler adeta canımı yakarak yavaş yavaş koluma saplanır. Zor gelir canın yanar ağlarsın niye ben dersin bir an ne zaman bitecek bu acılar dersin. Cahillik zaten diz boyu hamlıktan erginliğe doğru yürürsün ,halbuki acı çektikçe  büyür insan düşünür umut eder yarınlarım daha güzel olacak der. En güzeli ALLAH'a hamd etmenin güzelliğini yaşar. Bazen bir hastalık bazen bir musibet insanı kendine getirir. ALLAH kulum kendine gel der bu Rabb'imizin şefkat tokadıdır. Bizi uyandırır ki insanları , hayatı, yaşamayı , doğayı , ve en güzeli vermiş olduğum nimetleri gör,tanı ve şükür et der adeta.  Haftalar geçer biraz kendine gelirsin. Sevenlerin ziyaret eder memnun olursun, bazen duygulanırsın sağlıklı günlerini ve sevdiklerinde geçirdiğin o anıların gelir aklına duygulanıp ağlarsın. Ağladıkça açılırsın içindeki umutları paylaşırsın. Ama gün gelip bitecek dediğin hastalığın geçmez ve bir an karamsarlığa düşersin huyun değişir bazen, kabullenmez sin  Hastalığı'na hani dersin kaç yıl oldu. Hani benim umutlarım nerede dersin ağlarsın bazen gizli gizli ,çareyi her zamanki gibi dua da bulursun. ALLAH'ım şifa ver ya Rabbim dersin. Ağladıkça umut eder ALLAH' tan hakkımda hayırlısını ver dersin. Yıllar artık seni olgunlaştırmaya başlar alışırsın. Buda geçer der gözyaşını siler yeniden umutlanırsın. İnşallah sözünü hep söylersin. Unutursun hastalığının sana verdiği acıları , adeta arkadaşınmış gibi gelir bağlandığın makina ,ve olacak bir gün diye hep hayal eder ,ALLAH,a  hep şükreder verende O , alanda O dersin. Tedavi devam eder zaman gelip geçer, eskisi gibi olacağım ben hasta değilim dersin. Kendine gelip bazı şeyler yaparsın hastane ile ev arası çizgiden çıkıp ben kendimi geliştirmeliyim der hayata sımsıkı bağlanırsın. Ailen 3 ise dört olursun onlar için yaşamalıyım dersin bırakamazsın artık kendini . Ailen için yaşarsın ve ALLAH,ım beni aileme ve sevdiklerime bağışla dersin. Ölümü hep düşünür ALLAH'a kul gibi yaşamaya devam eder kaderine razı olursun. Sonsuz şükürler olsun Rabbim sana verdiğin nimetler için, sağlık , sıhhat ve afiyet ver. 

Not: bu yazımı Diyaliz seansında yanıma yeni bir hasta geldiğinde ilk hasta olduğum gün hatırıma geldiğinde yazmıştım :-)

Gülebiliyorsak ve ALLAH'a şükür edebiliyorsak hayattan zevk alıyoruzdur. 

Bu yazımı okuyanlara Rabbim sağlık versin.
                                           Aytaç Alca  (aytac2020)





29 Nisan 2013 Pazartesi

ZEMZEM SUYU !


Zem Zem suyunu Turnusol kağıdı ile test ettim.

Annem Nisan ayının ilk haftasında Umreden geldi. 10 günlük Umre ziyareti sonrası bizlere hediye ve benim için çok değeri olan ZemZem suyunu getirdi. Sayın Kemal Milar beyden edindiğim ve öğrendiğim bilgilerden sonra Zem Zem suyunun ph oranının yüksek olduğunu ve daha evvelden edindiğim bilgiler doğrultusunda Zem Zem suyunun ne kadar sağlıklı ve şifa verici olduğunu öğrenmiştim. Bende hem kendi kullandığım Sodyum Bikarbonat testimi ve ZemZem suyunun testini yaptım. Resimde gördüğünüz Turnusol kağıdı ile yapmış olduğum PH testidir. sağdaki Zem Zem suyunun , soldaki ise benim tükürük testimdir. Gördüğünüz gibi sağdaki mavi renkli turnusol kağıdının rengi hiç değişmedi . Benim kullandığım Bikarbonat seviyemde fena değil.
Aradaki farkı görmüş olup sayfamın değerli ziyaretçileri ile paylaşmak istedim. Ayrıca sizlere ZemZem suyunun hikayesini paylaşmak istedim.



Hz. İbrahim (a.s.), Cenab-ı Hakkın emri üzerine hanımı Hacer validemizi ve henüz süt emmekte olan oğlu Hz. İsmail'i bugünkü Zemzem kuyusunun bulunduğu yere bıraktı. O tarihte Mekke'de hiçbir insan yaşamıyordu. İçecek su da yoktu. Hz. İbrahim, hanımı ve oğlu için biraz hurma ve bir miktar da su bırakarak oradan ayrıldı. Yiyecek ve içeceğin bulunmadığı bu ıssız yerde kalmak Hz. Hacer'e çok zor geldi. Ancak, kendilerini oraya bırakmasını Hz. İbrahim'e Cenab-ı Hak emrettiğine göre düşünmek yersizdi. Çünkü, rızkı veren Allah elbette kendilerinin durumunu da görüyordu.

Bir müddet sonra Hz. İbrahim'in bıraktığı su bitti. Hz. İsmail ağlamaya, su istemeye başladı. Annesi ne yapacağını şaşırdı. Süt yok ki emzirsin, su yok ki içirsin. Hz. İsmail'in ağlamalarına daha fazla dayanamadı. Safa Tepesine çıktı. Birini görebilmek ümidiyle sağa sola baktı. Kimseyi göremeyince de Safa ile Merve arasında koşmaya başladı. Yedinci defa Merve'ye çıktığında bir ses işitti. Zemzem Kuyusunun yanında Hz. Cebrail'i gördü. Cebrail (a.s.) kanadıyla (bir rivayette ayağıyla) yeri kazıyordu. Nihayet su göründü. Hz. Hacer buna çok sevindi. Suyun aktığını görünce, “Dur, dur” manasında “Zem zem” dedi ve su akmasın diye önünü kesti, havuz gibi yaptı. Bir taraftan da testisini dolduruyordu. Suyu aldıkça yerinde kaynıyordu. Testisi dolduktan sonra sudan içti ve Hz. İsmail'i emzirmeye başladı. Bu arada Cebrail (a.s.), Hacer'e hitaben:

“Sakın, ‘Helak oluruz, zarara uğrarız' diye korkmayın. İşte şurası Beytullah'ın (Kabe'nin) yeridir. O beyti şu çocukla babası yapacaktır. Muhakkak ki,  Cenab-ı Hak o işin ehlini zayi etmez” dedi.

(1) - İşte, Zemzem Kuyusunun ortaya çıkması bu şekilde oldu. Hz. Hacer suyun önünü kesmeseydi ve onu kendi halinde bıraksaydı, bu su bir ırmak olacaktı. Peygamberimiz (a.s.m.) bir hadislerinde bu hakikati şöyle beyan buyurur:

“Allah, İsmail'in annesi Hacer'e rahmet etsin. O, Zemzem'i kendi haline bıraksaydı veya avuçlamasaydı; muhakkak Zemzem akar, bir ırmak olurdu.”

(2) -  Zemzem, çok mübarek ve gıdalı bir sudur. Hz. Hacer ve Hz. İsmail, uzun müddet yemek yemeden bu suyla idare ettiler. Bir hadiste Peygamber Efendimiz Zemzem'in bu hususiyetine işaret etmiştir.

(3)  - Bir diğer hadiste de “Zemzem ne niyetle içilirse ona şifa olacağı” buyurulmuştur.

(4) -  Zemzemin ayakta içilmesi meselesine gelince:

İbni Abbas'tan (r.a.) gelen bir rivayette, Peygamberimizin, Zemzem suyunu ayakta olduğu halde içtiği rivayet edilir. İbni Abbas şöyle der: “Ben Resulullaha (a.s.m.) Zemzem ikram ettim, ayakta içti.”

(5) -  Bilindiği üzere Peygamberimiz bir hadislerinde ayakta su içmeyi yasaklamıştır.

(6) -   Bu itibarla, hadis alimleri bu farklı rivayetleri birleştirmişlerdir. Sahih-i Müslim Şarihi Nevevi, bu iki farklı hadis hakkında şöyle der:

“Bu hadislerdeki yasaklama tenzihen mekruh şeklindedir. Ayakta su içmenin caiz olduğunu beyan içindir.” İmam Suyuti Hazretleri de, Peygamberimizin (a.s.m.), Zemzemi ayakta içmesini şöyle izah eder:

“Resul-i Ekremin (a.s.m.) Zemzemi ayakta içmesi, ayakta su içmenin caizliğini açıklama manasındadır.” Hanefi alimleri, İbni Abbas'ın rivayet ettiği hadise dayanarak Zemzemi ayakta içmenin müstehaplığına hükmetmişlerdir.